BÜYÜKŞEHİR YÖNETİMİ YAKLAŞIMLAR VE UYGULAMALAR

Mahalli İdareler Dergisi

BÜYÜKŞEHİR YÖNETİMİ YAKLAŞIMLAR VE UYGULAMALAR

 

BÜYÜKŞEHİR YÖNETİMİ YAKLAŞIMLAR VE UYGULAMALAR[1]

Şevki Sırma

Hizmet İyileştirme Müdürlüğü

Md. Yrd.[2]

Özet:Birçok şehir, zamanla ekonomik olarak kendi çevrelerine  bağımlı hale gelirler ve yeni bir ekonomi ve işgücü piyasası oluştururlar (bir metropol alanı). Bu alanlar genellikle yerel yönetim yetki alanının entegre sistemleridir. Merkezi şehir ile çevre arasındaki ekonomik bağlar, bir bölümün diğeri olmadan başarılı olamayacağı kadar yakın hale gelebilir. Bu makale, uluslararası ölçekteki uygulamaların artılarını ve  eksilerini anlatan,  ilgili şehir örnekleriyle ana metropolitan yönetişim yaklaşımlarının bir tipolojisini sunmaktadır. Makale birden fazla yerel yönetime sahip alanlara odaklanmakla birlikte, aynı zamanda metropolitan alanın esasen bir yerel yönetim yetkisini barındıran örnekleri de içermektedir. Yazımız daha fazla uygulamalı araştırma için çıkarılan derslerin ve araştırılması önerilen konuların bir özeti ile sona ermektedir.

Anahtar Sözcükler: Büyükşehir(metropol) yönetimi, kentsel yönetim, kentsel sistemler, yerel yönetim, arazi kullanımı ve ulaşım planlaması, yerel kamu hizmeti sunumu..

       I-  GİRİŞ[3]

Tüm dünyada kentleşme süreci, daha büyük şehirler, dolayısıyla daha geniş yerleşim  alanları yaratmaktadır. 2012 yılının ortalarına geldiğimizde, nüfusu  on milyondan fazla  27 mega şehir ve bir milyondan fazla yaşayanı olan 500'den fazla kentsel oluşum bulunmaktaydı. (Brinkoff, 2012) Birçok büyük şehir zaman içinde çevredeki  yerleşimlere daha fazla bağımlı hale geldi. Böylece tek bir ekonomi ve iş gücü piyasası, ortak çıkarları olan bir topluluk, bir metropol bölgesi oluşturuldu. Bu oluşumda merkez ve çevre arasındaki ekonomik bağlar o kadar yakın ve sıkı olur  ki,  bir kısmı diğeri olmadan başarılı olamaz. Metropol gibi bir alanın yarıçapı genellikle 20 ila 40 kilometre arasındadır, ancak bazen daha büyük olabiliyor veya topoğrafya veya temel altyapının konumu nedeniyle kentsel bir “koridor”a da dönüşebiliyor. İdari sınırlar oldukça istikrarlı olma eğiliminde olsa da, kentsel büyüme genellikle bu alanın karakterini değiştirir. Bu nedenle, bir büyükşehir bölgesi genellikle birkaç yerel yönetim idaresi alanını içerir.

İdari bölünme ve ekonomik bütünleşmenin bu uyumsuzluğu büyükşehir düzeyinde işbirliği için fırsatları değerlendirmek ve yerel yönetimler arasındaki gereksiz  rekabetini önlemek için farklı  bir yönetime ihtiyaç duyuyor. Büyükşehir oluşumu meydana gelirken, resmi veya gayrı resmi uygun yönetim düzenlemelerinin başlangıçta bulunmaması, hizmetlerin parçalanmasına(verimsizlik), bazı yönetim bölgelerinde (yayılmalar nedeniyle) “ücretsiz yolculuk”, çevresel bozulma ve bölgesel açıdan potansiyel olarak daha yüksek bir değere sahip olan arazinin  daha ucuz kullanılması sonucuna neden olmaktadır. Kentsel büyümenin hızlı olduğu ve kurumsal yapıların çoğu zaman daha zayıf olduğu gelişmekte olan ülkelerde, metropollerin  uygun şekilde idaresi özellikle önemlidir.

Bu makale, bu konuyu ve bununla ilgili zorlukları vurgulamanın yanında, uluslararası düzeyde, artıları ve eksileri ile mevcut şehir örnekleriyle birlikte uygulanan  büyükşehir düzeyinde yönetim yaklaşımlarının bir tipolojisini sunmaktadır. Alınan derslerin bir özeti ile sona ermekte ve daha ileri araştırmalar için bazı  konu başlıkları önerilmektedir.

1. Büyükşehir Alanları Nasıl Oluşur?

Büyük kentsel alanlar düşük nakliye maliyetlerine karşılık  büyük yerel pazarlar sunar ve maliyet/büyüklük ölçek ekonomilerini ve endüstriyel çeşitliliği kolaylaştırır. Sosyal yığılma, bilgi, emek ve diğer girdilerin paylaşılması yoluyla ekonomik büyüme  ve uzmanlaşma, yenilikçilik ve endüstriler arası ticaret, rekabet gibi diğer girdileri kolaylaştırır. Metropolitan alanlar  ayrıca altyapı ve konut yetersizliği  sorunlarıyla da karşı karşıya kalmaktadır. (genellikle büyük planlanmamış yerleşimler oluşturma şeklinde) Trafik sıkışıklığı, büyük informel sektörler  ve ilgili  yönetim zorlukları da görülen olumsuzluklar arasındadır. (Dünya Bankası, 2010)

Bir metropolitan  alan,  çekirdek  bir şehrin dışa doğru büyümesi veya çeşitli yerleşimlerin aşamalı olarak bütünleşmesiyle ortaya çıkabilir. Bir  Monosentrik Bölgede(tek merkezli), çekirdek bir şehir, nüfus yoğunluğunun azaldığı (örneğin, Paris, Dublin) az ya da çok eşmerkezli dairelerde dışa doğru büyüyor. Bir  Polisentrik Alanda (çok merkezli), büyüme daha çok çeşitli alanların entegrasyonu şeklindedir. Alt-merkezler büyür ve zamanla işletme etkileşimi ve günlük işe gidiş-geliş (örneğin Johannesburg, Seul) sağlamak için ulaşım perspektifinden ana şehre yeterince yaklaşır.

2.    Siyasi  Dönüşüm Yolu ile Büyükşehir Yönetimi İhtiyacı

Büyükşehir alanları zamanla büyüdükçe, metropolitan alana dahil  yerel yönetimlerin, bazı fonksyon ve hizmetlerin büyükşehir ölçeğinde yerine gelmesi için  gittikçe artan bir şekilde  koordinasyona ve ortak karar almaya ihtiyaç duyar. Örneğin, işletmeleri ve işyerlerini o bölgede tutacak uygulamalar normalde en alttaki yerel idare seviyesine bırakılır, ancak yeni firmaları istenen yere çekmek için en iyi sonuç bölgesel düzeyde yapılan girişimlerle alınır. Turizmin teşviki  için, başarılı olmak adına bu sektörün yönetimindeki  iç unsurlarla güçlü bağlar kurmak zorundadır. Katı atık bertarafı verimlilik düşünüldüğünde  tipik bir ortak  girişim fonksiyonudur, buna karşılık  sadece atık toplama işi en alt düzey belediyelerden rahatlıkla yönetilebilir. Sanayileşmenin ve diğer insan faaliyetlerinin doğurduğu çevresel etkiler, çoğu zaman yerel yönetimlerin sorumluluk  ve kapasite sınırlarını aşar. Örneğin,  bir bölgede yağmur drenajlarının yetersiz olması bir diğer komşu idarede  taşmaya neden olabilir (yayılma etkisi).  Büyükşehir yapısı ile diğer alt yerel yönetimler arasında hizmet ve sorumluluklarla ilgili  kapsama alanlarının nereler olması gerektiğine ait  örnek bir  tablo yazının sonunda ek olarak verilmiştir.

Uluslararası deneyimler, yerel ve ulusal farklılıklar nedeniyle “herkese uyan tek bir yerel yönetim kalıbı” olmadığını  göstermiştir. (Slack, 2007)  Bazı kurumsal düzenlemeler “aşağıdan yukarıya”, yani bölgedeki yerel yönetimler arasındaki girişimler ve anlaşmalar yoluyla yapılabilir; bazısı da "yukarıdan aşağıya", yani eyalet  veya merkezi hükümet tarafından yapılmaktadır. Düzenlemeler, zaman içinde değişik yaklaşımlar nedeni ile eskisinden yenisine bir gelişim takip ederek sık sık değişebilir.[4].

Yerel yönetim sistemleri, bölgesel bir ekonominin yeterliliği ve girişimciler için fırsat eşitliği üzerinde önemli bir etkiye sahipken, aynı zamanda bölge sakinlerinin yerel yönetimlerine erişimini, karar vermede halkın katılım derecesini ve yönetimlerin hesap verebilirliğini ve duyarlılığını da şekillendirmektedir. Verimlilik, erişimde eşitlik ve vatandaşların fikirlerini serbestçe ifade etmeleri, büyükşehir yönetiminin iyi olması için esastır. (Klink, 2008) Araştırmacı Slack, idare yapısının optimal tasarımının hangi kriterlerin karşılanacağına bağlı olarak değişebildiği sonucuna varmıştır. Ölçek ekonomileri, dışsallıklar ve fırsat eşitliği kavramları ve oluşumları daha çok geniş metropolitan yönetim alanları üzerinde odaklanmaya meyyaldir,  ancak yerel hassasiyet, erişilebilirlik ve hesap verebilirlik kriterleri daha küçük yönetim birimlerine mahsusiyeti  işaret etmektedir. Buradaki zorluk bu kriterler arasında kendi belediyesine uyacak  doğru dengeyi bulmaktır, çünkü bu husus farklı ülke içi metropol bölgelerinde farklı şekilde oluşabileceği gibi, devletler arasında da çok farklı şartlar ortaya çıkmış olabilir. (Slack, 2007) Şunu da unutmamak gerekir ki  siyasi faktörler yönetim yapısının seçimini büyük oranda belirlemektedir.

Finansal beklentiler, genellikle  büyükşehirde özel düzenlemeler oluşturmanın, yönetimi şekillendirmenin başlıca nedenlerdenden biridir. Bu oluşumlar incelendiğinde gerekli şartlar  çerçevesinde  aşağıdaki  özel durum  ayarlamaları yapılabilir.

Finansal veya İnsan Kaynakları Havuzunun Oluşumu: Ortak çabalarla sinerji sağlanacağı zamanlarda

   (alan tanıtımı, tedarik, borçlanma, vb.) gerekli.

Maliyetlerin Paylaşımı: Bir yatırım (örneğin, özellikli ekipman) için maliyetleri paylaşarak veya bir

   hizmet vererek ölçek ekonomileri kazanılacaksa.[5]

Yayılım Yönetimi: İdari bölgelerde yayılımların (dışsallıklar) ele alınması gerektiğinde; örneğin, hava

   veya su kirliliği (negatif yayılma); veya eğer ziyaretçiler cezbedici  bir diğer bölgeye giderek  harcama

   yapıyorlarsa (olumlu yayılma).

Dengesizliği Azaltma: İdare  bölgeleri arasında önemli bir gelir ve / veya hizmet eşitsizliği mevcut

   olduğunda (örneğin, farklı vergi tabanı).

II- METROPOLİTAN YÖNETİM MODELLERİ

Metropolitan yönetim modellerini  ifade eden ve dünyadaki uygulanan örnekleri ile temel kurumsal yaklaşımlar Tablo 1'de sınıflandırılmış, tanımlanmış ve örneklenmiştir. Bunlar şu yelpazede bir içerik ifade eder: (a) özel işbirliği ve ortak (geçici veya kalıcı) koordinasyon girişimleri veya düzenlemeleri; (b) büyükşehir planlaması ve / veya hizmet sunum organları işbirliği ile; (c) büyükşehir düzeyinde / bölgesel bir idare; (d) yetki bölgelerinin birleştirilmesi veya komşu bölgelerin bir şehir tarafından ilhakı yoluyla konsolide edilmiş bir yerel yönetim. Metropol alanının çoğunu kapsayan bir belediye yönetimi koordinasyonu kolaylaştırırken, verimlilik ve vatandaş erişilebilirliği için yerel bürolara veya bazı sektörel düzenlemelere yine de ihtiyaç duyulabilir. Metropolitan  alanda kapsamlı  işbirliği çoğu zaman hala bir zorluk taşımaktadır.

1. Küresel Uygulama

Uluslararası deneyimlere bakılınca, özellikle Kuzey Amerika (Dodge, 1996) ve Avrupa (OECD, 2006) genelinde büyük metropol idari modellerin çeşitliliği görülmektedir. Aslında daha çok megaşehirler  Güney Asya'da bulunsa da, buralardan  iyi kurulmuş ve iyi işleyen sadece  birkaç örnek verebiliriz. Şüphesiz ki  metropolitan yerleşim alanlarının gelişimi ile ilgili birçok otorite vardır ancak, bunlar çoğunlukla yatırım planlaması ve imar geliştirmeye odaklanma eğilimindedir. Doğu Asyada, Çin, Japonya ve Güney Kore, mega kentlerinde konsolidasyonu sağlamışlar ve kapsamlı yerel yönetimleri çalışır hale getirmişlerdir (Yang, 2009). Manila, Filipinler ise güçlü bölgesel yönetim idareleri altında güçlü yerel yönetimler ihdas etmiştir ve bunların başındaki başkanlar cumhurbaşkanı tarafından atanmışlardır (Laquian, 2005).

Latin Amerika birçok mega şehre ev sahipliği yapsa da, Sao Paolo, Mexico City, Buenos Aires ve Rio de Janeiro'da büyükşehir yönetimine yönelik uygulamalar eksik veya zayıf kalmıştır. Bunların istisnası, seçili bir büyükşehir belediye başkanının yönettiği, geniş yetki ve sorumluluklara  sahip seçilmiş bir büyükşehir meclisi olan Ekvador’daki  Quito Büyükşehir Bölgesi’dir. Uygulamada daha zayıf olmasına rağmen, Bogota ve Caracas'ta da benzer sistemler var. (Rojas, 2007)

Sahraaltı Afrika hızla kentleşiyor, ancak şehirlerin çoğunda metropol ölçekli bir konuya cevap verecek etkili kurumlar bulunmuyor. Bu arada Güney Afrika bir istisnadır, ve 1998 yılında her biri esasen kendi metropol alanını kapsayan altı belediye kurmuştur.

Yerel düzeydeki düzenlemelerin kurumsal anlamda eksik veya zayıf olduğu yerlerde, koordinasyonun veya diğer işlemlerin  ulusal veya bölgesel / eyalet hükümetleri (örneğin, Lagos State) tarafından yerine getirilme eğilimi doğmaktadır. Avustralya'da toplu taşıma ve diğer yerel belediye hizmetleri  bölgesel(eyalet) hükümetler tarafından yönetilmektedir. (Abbott, 2011)  Yerel yönetimler arası  transfer sistemi ulusal hükümetler tarafından , belediyeler-merkezi hükümet ile belediyeler arası ilişkileri etkilemek ve yönetmek için  güçlü bir araç olabilirken, dikkatlice tasarlanmadığı takdirde de istenmeyen sonuçlar doğurabilir.   

Örneğin, 1990’larda Meksika’da uygulanan politikalar, yerel vergi tahsilatı transferlerinin üzerindeki dolaylı olumsuz etkileri nedeniyle, bundan doğan altyapı dengesizliğinin daha da artmasına neden olmuş  ve  Meksiko’nun metropol alanındaki mali eşitsizlik düzeyini, istemeyerek de olsa arttırmıştır. Hafifletme çabalarının yasal ve politik karmaşıklıklar nedeni ile kısıtlandığı da ayrıca  kanıtlandı. (Raich, 2008)

Genellikle yerel yönetimler, örneğin belirli bir fonlamaya ait yetki alabilmek için daha üst düzey bir yönetim tarafından yapılması istenmedikçe katkı sağlamaz veya işbirliği yapmazlar. Birçok bölgesel planlama konseyi, AB bölgesel ekonomik kalkınma ödeneklerinin alınmasından  sonrasında oluşturulmuştur (OECD, 2006).  Mamafih, bu durum her zaman kalıcı düzenlemeler meydana getirmez.  Amerika Birleşik Devletleri'nde, uzun yıllar boyunca ABD federal hükümetinden yerel yönetimlerin ihtiyaçlarını karşılama ve sorunlarının çözümleri için bölgesel bir plan  sunmaları,  belirli bir  fonu elde etmek için bir ön şart idi. Bu fon desteği  şartları sona erdiğinde, bu sayede kurulan  birçok bölgesel kurumun etkinliği de azaldı. (Post, 2004)  Yerel  veya  bölgesel koordinasyonlar için söylenebilecek diğer teşvikler, ya yönetimler arası anlaşmalı sistemler yoluyla (Hindistan gibi), ya da yasal çerçeveler sağlayarak (Fransa,Polonya,İtalya gibi) veya  finansal teşvikler ve siyasi etki yoluyla (Hollanda) olarak ifade edilebilir.

Tablo 1: Metropolitan Yönetim Modelleri[6]

 

Yaklaşım

Karekteristik

taj

Dezavantaj

Örnekler

1YEREL YÖNETİMLER ARASI   İŞBİRLİKLERİ

 

 

 

(i) Ortak Fayda   

    Temelli

    Girişimler

Ortak eylemler yerel yönetimleri   daha kuvvetli duruma  getiriyorsa, örneğin  i) ölçek ekonomisi politikasını uygulama isteği (toptan alımlar, sözleşme yönetimi, itfaiye, yol bakım ve tuzimi geliştirme amaçlı); veya  (ii) firmaları, etkinlikleri veya turizmi  cezbeden  projeler

Önemli bir maliyet söz konusu olduğunda maliyet paylaşım formulü üzerinde anlaşma ihtiyacı doğar.

Sınırlı dahili bağımlılıkları olan (veya az sayıda yerel yönetime sahip) alanlar için kullanışlıdır.

 Daha kalıcı bir koordinasyon için güven inşa etmeğe  ilk aşama olabilir.

Resmi düzenlemeler siyasi olarak  kısıtlanmışsa veya yasal olarak yasaklanmışsa faydalıdır.

Genellikle kapsamı sınırlıdır

 

Sürekli olarak, ihtiyaçlara cevap verme zorunluluğu yok.

Uluslararası bir konferans veya spor etkinliğine talip şehir adayları, kendi metropol alanları adına başvurma eğilimindedir.

(ii)Yerel Yönetimler Arası Yapılan Sözleşmeler

Bir belediyenin sorumlu olduğu alanlarda  hizmeti  yerine getirmek  için başka bir yerel yönetimle anlaşması.

 

Bir yönetim, bölgedeki diğerlerinin yararına, bir hizmet dalında  uzmanlaşabilir.

Bir yerel yönetim kapasite bakımından diğerlerinden daha üstün olduğunda kullanışlıdır.

Halkın herhangi  bir hizmet sağlayıcıya erişimi etkilenebilir; hesapverebilirlikvasfı zayıflamışveyabelirsiz olabilir.

Sözleşme yapmış bir yerel yönetimin,verilen  hizmetin  kalitesini ve verilen hizmeti sağlayıp sağlamadığını takip etmesi gerekmektedir

Kaliforniya'da yaygındır. Örneğin, birçok küçük yerel yönetim, belirli hizmetlerin sağlanması için Los Angeles County(ilçe) ile sözleşme yapıyor.

Ürdün Amman şehri,  ülkedeki diğer şehirler adına vergi  gelirlerini topluyor.

(iii) Komite,Dernek, Komisyon, Çalışma Grupları, Ortaklık, Danışma Kurulları vb.

Koordinasyon amaçlı  geçici veya kalıcı organlar.

Kurumlardan ziyade genellikle ağ karakterinde (OECD, 2006).

 

Esnek yapılanmalar  olması.

 

Genellikle  yalnızca danışmanlık rölünde olması

Ruhr, Almanya

Turino ve Milano, İtalya.

 Paris, Fransa

Toronto Büyükşehir,Kanada

 Kanada

 

2. METROPOLİTAN / BÖLGESEL OTORİTELER (özel  amaçlı ) Bağımsız tüzel kişiliktirler. Yerel yönetimler tarafından, kamu kaynaklarını daha iyi kullanmak için oluşturulan gönüllü birliklerdir. (i) - (iv) maddeleri bu yaklaşımın varyasyonlarıdır

 Yerel yönetimlerin  

  kurduğu“Bottom-up”,

  aşağıdan yukarı işleyen

  gönüllü organizyonlar 

Etkili olması üye belediyelerin ilgi ve katılım seviyelerine göre değişir.

Özellikle  ABD ve Fransa’da yaygın

 

(i) Yerel Yönetimlerin Metropolitan Seviyede  Meclisi (MM)

Koordine gereken işler için üye belediyelerden kurulmuş bir FORUM’dur 

Kararlar ilgili yerel konseyin onaylanmasına ihtiyaç duyar (bireysel yerel yönetimlerin hesap verebilirliğini engellememek  için).

Yerel otorite kimliğini korurken ortak / bölgesel çıkarları ele alan bir forum olması.

Esnek olması, üyelerin herhangi bir zamanda katılmalarına / çıkmalarına veya yalnızca bazı konulara katılmalarına izin veriyor olması

Başarı şunlara bağlıdır: (a) MM'ye verilmesi planlanan veya tahsis edilen finans ve insan kaynakları; ve (b) meclis üyeleri arasında metropolle ilgili konularındaki görüşlerde uyum derecesi.

ABD’de yaygın  Sao Paolo, Brezilya Montreal, Kanada

 

(ii) Bölgesel   

     Planlama

     İdaresi

Bölgesel stratejiler tasarlamak ve / veya planlama ve politika geliştirme  uygulamalarını tasarlamak için MM'ye benzer resmi bir oluşum.

Geniş yetki alanı olabilir veya dar görev uygulaması şeklindedir. (nehir yatakları ıslahı gibi). Plan uygulama  yetkisine sahip olabilirler veya olmayabilirler.

Bölgesel planlama için temel odak noktası.

Özel analitik kaynakların (yayılımları ortaya çıkarmak, ölçek ekonomileri uygulama potansiyelini, eşitsizlikleri vb. vurgulamak için) bulunması.

Sadece danışmanlık  rolü sözkonusu olduğunda   etkinin sınırlı olması .

İcraat, etkili olmak için kuvvetli bir  kurumsal kapasiteye sahip olmayı gerektirebilir.

New York Büyükşehir  Bölgesel Planlama Derneği (danışma rolü olan bir STK)

Portland, ABD, karar verme yetkisine de sahip (halihazırda seçilmiş bir metrolitan  yönetimi).

 

(iii)  Yerel

       Hizmetler  İdaresi

 

Üye yerel yönetimlere ait bir kamu hizmeti kuruluşu.(şirket veya ortak girişim)

Bir veya daha fazla dalda hizmetin sunumundan sorumludur.

 

 

Bazı hizmetlerde daha  verimli olmak için kullanışlıdır.

 

Konsey/kurul’da temsil yoluyla görev aldıkları için aktif olarak yönetime katılırlar.

Etkin olması, hizmet bedelini tahsil etmek, üye idarelerden katkı toplamak, kanuni yetkilerini kullanmak, tahsisli transferleri gerçekleştirmek veya vergi yetkisi almak gibi finansal kazanımlara sıkı sıkıya bağlıdır,[7]

Büyük Vancouver Bölgesel Hizmet Alanı (GVRD), Kanada.

Çoklu hizmet veren bir kamu kurumu olup kısmi planlama fonksiyonları da vardır.

 

 

(Bir bölgede tek dalda hizmet veren idareler, yeni  bir işbirliğine ihtiyaç duyabilir.)

Genellikle hizmet ücretlerini ve vergileri  toplayabilir  veya yerel yönetimlerden fon sağlayabilir.

 

 

Profesyonel kurul üyelerine sahip işletmeler gibi  çalışabilirler.

 

 

Vatandaş erişimi etkilenebilir; hesap verebilirlik gevşeyebilir veya net  olmayabilir.

 

 

(iv)  Planlama

       ve Yerel

      Hizmetler  

      İdaresi.

 

 

(ii) & (iii) 'nin kombinasyonu, yani planlanma  ve bir veya daha fazla hizmetin sunulması (örneğin, bölgesel ulaşım veya su idaresi).

 

 (ii) & (iii) kombinasyonu

 

 (ii) & (iii) kombinasyonu

 

 

 

  Fransa’da yaygın[8]

 BüyükLyon Yerel

    Yönetimi

 

Marsilya  Kentsel  

Hizmetler  Komitesi

 

 

3. METROPOLİTAN SEVİYEDE /    

      BÖLGE YEREL YÖNETİMİ

İlk kademe belediye seviyesinden itibaren  kimlikler korunurken, bazı yerel faaliyetlerin merkezileştirilmesi

Erişilebilirlik etkilenebilir; hesap verebilirlik zaafları doğabilir.[9]

 

 

(i) Yerel Metropolitan  Yönetim

 

 

 

 

 

 

 

 

Doğrudan seçilmiş bir meclisi  olan veya bölge belediyelerinin oluşturduğu metropolitan alan seviyesinde ayrı bir yönetim .

Koordinasyon ve seçilmiş bazı  yerel faaliyetlerden sorumlu (hizmet sunumunu içerebilir veya içermeyebilir) yönetim.

Diğer alt düzey yerel yönetimler üzerinde yetki sahibi olabilir veya olmayabilir.

 

 

Belli  metropolitan  alan faaliyetleri  için  kalıcı bir yönetim yapısı.

 

Büyükşehir düzeyinde özel kaynakların oluşumu.

Etkinliği aşağıdaki şartlara göre oluşma eğilimindedir: (a) bağlı yerel yönetimler üzerindeki yetkisinin derecesi; (b) finansman imkanı; ve (c) yalnızca planlama fonksiyonu veya ek olarak bazı hizmetleri  sağlama fonksiyonlarının oluşu

Tokyo ve Seul  Büyükşehir

Toronto, Kanada 1954-98

Cape Town, GA(2000’e kadar) Abidjan, Fildişi ( 2001’e kadar)

Dar es Salaam, Tanzanya (alt yerel yönetimler üzerinde etkisi yok.)

 Budapeşte, Macaristan

(sınırlı yetki)

Londra, UK ( alt seviye yerel yönetimler üzerinde önemli oranda yetkili)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

(ii)  Üst Yönetim

      Tarafından Kurulan

      Bölgesel İdare[10]

Bir metropol bölge için eyalet veya ulusal seviye idare tarafından kurulan bir yönetimdir. Finansman kaynağı genellikle kuran idarenin bütçesinin bir parçası olmaktadır.

Belli mtropolitan alan faaliyetleri  için kalıcı bir yönetim yapısı (seçilmiş veya atanmış).

 

Özel kaynakların varlığı.

Finansman temini normalde bir sorun olmaz

Metropolitan alana dahil olan  belediyelerle işbirliklerin sınırlı seviyede kalma riski.

The Twin Cities, ABD (eyelet ataması)

Portland, ABD (seçilmiş) Abidjan,Fildişi  

Madrid, İspanya,

Stuttgart, Almanya(doğrudan seçilmiş)

Londra, (doğrudan seçilmiş başkan)

Ile-de-France (Paris)

Manila, Filipin (kuvvetli yerel yönetim temsili –başkan devlet başkanı tarafından seçilir)

4. KONSOLIDE EDİLMİŞ YEREL YÖNETİMLER

 (BİRLEŞTİRME VEYA EKLEME YOLU İLE)

 

 

 

 

 

Büyükşehir bölgesinin büyük bir bölümünü (veya tamamını) kapsayan yetki alanı.

 

Koordinasyon, sosyal denge işlemleri / eşitleme (bir vergi tabanı kullanarak) ve ölçek ekonomilerine imkan verir.

Yönetime halkın  erişimi etkilenebilir ve  yerel duyarlılık ve hesap verilebilirlik  zayıflayabilir.

Rekabeti ve halkın tercih alternatiflerini  azaltır.

Cape Town, Güney  Afrika Pittsburgh,ABD

Toronto, Kanada

İstanbul, Türkiye

Bologna,İtalya

 

 

 

 

2.Metropolitan (Bölgesel) Otorite – Örnek Şehirler[11]

 

2.1. Büyükşehir Yönetiminde Değişik Yaklaşımlar

 

Büyükşehir yönetimi aracılığıyla sağlanan planlama ve hizmet konsolidasyonu sayesinde, metropol alanındaki daha küçük yerel yönetimlerin bağımsızlığını etkilemeden, özellikle metropol  idaresi veya bağlı şirketi ile hizmet  sözleşmelerinin imzalanması şeklindeki uygulama sayesinde verimli olmayı başarırlar.[12] Bir metropol idarenin karekteristik özellikleri, farklı seçeneklerle Tablo 2’de  gösterilmektedir. Örneğin, bazı ulaşım yönetimlerinin karekterleri  kalın harflerle belirtilmiştir

 

Table 2: Metropolitan Yönetimlerin Özellikleri

 

Ölçüt

Seçenek 1

Seçenek 2

İşlev

Planlama

Planlama ve Hizmet Sunumu

Kapsam

Tek Sektör/Tek Fonksyon

Çok Sektör/Çok Fonksyon

Yetki Derecesi

Danışmanlık/rehberlik

Doğrudan yönetim

 Yasal Statü

Kamu Kuruluşu

Kamu Kuruluşu veya Kamu Hizmeti Veren Özel  Şirket

Hizmet Özelliği

Kâr Amacı Gütmeyen

Kâr amaçlı

Oluşum Şekli Meclis/Kurul12

Bölgedeki yerel yönetimlerce atanmış veya seçilmiş

Bölgedeki halk tarafından doğrudan seçilmiş

 

 

2.2.       Vergi Paylaşımı Sözleşmeleri

 

Vergi rekabeti yerel yönetimlerin iş dünyası ve yüksek gelirli yerleşımcileri çekmesi için bazen cazip bir araçtır. Bununla birlikte, vergi oranlarının azaltılması zaman zaman “mali düzenlemeler”e ve bunun sonucu olarak gelir kaybına neden olabilir.

 

Fransa, Marsilya'daki Communauté Urbaine, (Marsilya Kent Meclisi)  17 kentin oluşturduğu bir konsorsiyumdur. Bu kurum devletin tespit ettiği normal  vergi oranında ticari vergilerin  tahsilâtı için ortak bir sistem kullanıyor. Bu sayede vergide bir yarış olmazken maliyeti düşük vergi işlemi de başarılmış oluyor. Konsorsiyum, bölgesel ekonomik gelişme, ulaştırma hizmetleri, arazi kullanımı ve konut, suç önleme, atık bertarafı ve çevre politikalarından sorumlu olup, belediye başkanları veya meclis üyeleri tarafından yönetilmektedir. Marsilya oluşumu, karayolu ve trafik projelerine  odaklanan birkaç yerel yönetim arasındaki gayrı resmi işbirliği şeklinde kurulmuşken, şimdi gelişerek  bölgesel planlama ve hizmet sunum kuruluşu olarak  hizmet vermektedir.

Fransa, Grand Lyon, bölgesindeki yerel yönetimler (58), vergi tahsilinin bölüşümü düzenlemelerine sahiptir ve yerel vergi gelirlerinin bir kısmı, metropol  proje ve harcamaları için ortak bir bütçe şeklinde tahsis edilmektedir

 

ABD İkiz Şehirler (Minneapolis-St.Paul), İki merkezi şehir ve bağlı banliyö alanları arasında sosyal ihtiyaçlar ve vergi oranları (gelir ve emlak vergisi)karşılaştırılırken  önemli uyumsuzlukların olduğu görüldü.

 

 

 

 

 

Bu dengesizliği gidermek  için faaliyete geçildi  ve belirli hizmetleri ve hedeflenen ulaştırma sübvansiyonlarını finanse etmek amacı ile bölgedeki emlak vergilerinin bir kısmını kullanmaya yetkili bir Metropol Konseyi kuruldu. Bu Konsey, Minnesota Eyalet Hükümeti tarafından yöneticisi atanan bir Bölgesel  İdare’ye ve daha sonra da bir kamu sektörü kuruluşuna dönüştü.

2.3.Esnek Yönetim Uygulamaları

 

Bir büyükşehir yönetiminin düzenli bir şekilde finanse edilmesine ihtiyaç vardır.  Kanada, Büyük Vancouver Hizmet Bölgesi (GVRD) finans ihtiyacını  hizmet karşılığı aldığı bedeller, emlak vergisi payı ve üye yerel yönetimlerin yıllık katkılarıyla karşılarken, Kurula aynı zamanda büyükşehir bölgesinde karayolu ve akaryakıt vergisi alma yetkisi de verilmiştir. Bu büyükşehir yönetimi şu anda onsekiz üyeli yerel yönetimlerin temsilcilerinden oluşan ve bireysel anlaşmalar yoluyla üyelerine farklı hizmetler sunan bir başka esnek, talep odaklı kurul şeklinde çalışmaktadır. 1965 yılında kurulduğundan bu yana, sözleşme bazında insan kaynakları yönetimi hizmetleri de dahil olmak üzere çok sayıda hizmet görevleri arasına eklenmiştir. Mamafih, güçlü bir arazi kullanım planlama yetkisi yoktur. GVRD başlangıçta eyelet hükümeti  tarafından kurulmuş, ancak daha sonra belli şartlarda, üye belediyeler tarafından yönetilen bir yerel kamu kurumuna dönüşmüştür.

 

2.4. Sivil Toplum Kuruluşları ile Metropolitan Alan Planlama                                                          

Metropolitan alan planlaması bazı durumlarda  sivil toplum örgütleri ile yürütülmüştür.

 

Bölgesel Planlama İdaresi (RPA), 31 ilçeden oluşan New York - New Jersey - Connecticut metropolitan bölgelerine hizmet veriyor. RPA, kısmen bölge belediyeleri tarafından finanse edilen, bölgesel planlama fonksiyonlarının çoğunu yerine getiren, bağımsız olarak büyükşehir politikaları üreten, araştırmalar yapan ve kanuni destek veren bir yapıdır.

São Paulo ABC Bölgesi[13] sivil toplum örgütleri ile yerel özel sektörün aktif  katılımı ile faaliyetlerini yürütmekte  ve bölgenin ekonomik gelişiminde önemli roller oynamaktadır (Ancak São Paolo Şehri bu birlikte yer almamıştır). Bu organizasyon çok uzun süran bir işsizlik döneminden sonra bölgeye yeni bir ekonomik vizyon kazandırarak yatırımları cezbetmek amacı ile ortaya çıkmıştır.

 

2.5.Belediye Kalkınma Ajansları

 

Bazı şehirlerde  sadece planlama ve imar faaliyetleri için ayrı ajanslar  kurulmaktadır. Bunların bazıları arazi kullanımı ve master planlama faaliyetleri üzerine  yetki alırken  (Hindistan'daki Delhi Kalkınma Ajansı  ve  Bangladeş'teki Dakka Sermaye Geliştirme Ajansıi (RAJUK)[14] (Siddiqui, 2004),  diğer bir kısmı da daha geniş imar yetkileri ile donatılmıştır.Bu örneklerden biri

 

 

 

 

 

 

 Lagos Nijerya’daki  Mega-Şehir Geliştirme Otoritesi , diğeri de son zamanlarda Londra Büyükşehir Belediyesi ile birleşerek yürütücülüğünü  belediye başkanına veren  Londra Kalkınma Ajansı . Yukarda açıklanan bölgesel yönetimler  bazı yönetim yetkilerini geliştirerek ve  hizmet işlevleri ile  kombine ederek faaliyet gösterir. Bu tip ajanslar genellikle  iskan alanlarını geliştirerek  satmak için devlet veya belediye arazilerini kullanırlar.

 

3.         Metropolitan Seviyede / Bölge Yerel Yönetimler – Şehir örnekleri[15]

 3.1.     Metropolitan Seviyede Bölge Yerel Yönetimleri Kurumsal Gelişmeler-

Uluslararası deneyimler, yerel ve bölgesel koşullar değiştikçe yönetim düzenlemelerinin zaman içindeki esnekliğinin olması gereğini tavsiye etmektedir. Aşağıdaki örneklerin hepsinin bir zamanlar yerel bir büyükşehir idaresi vardı, ancak bunlar zamanla farklı modeller şeklinde değişikliğe uğramıştır. (Slack, 2007) 

 

Toronto, Kanada 1953 yılına kadar 13 bağımsız belediye şeklinde yönetildi. Bu tarihten sonra bölge, Metropolitan Toronto adında ve buna ek olarak altı bağımsız yerel yönetimle  (her biri ayrı işlevlere sahip) iki seviyeli bir sistem kurdu ve  faaliyet gösterdi. Yıllar süren büyümenin ardından, bu yedi kademeli şehir 1995 yılında Toronto Şehri Yerel Yönetimi olarak birleştirildi (yine de büyükşehir bölgesindeki nüfusun sadece % 50'sini temsil ediyor). Bunun sonucu olarak, gelişmenin ve hizmet sunumunun etkinliğini sağlama ile alandaki hizmet kademelerinin uyumlaştırılması alanında büyük ölçüde değişmiler yaşanmıştır.  Bölgesel Hükümet de  (eyalet)  bu gelişmelerde  önemli bir rol oynamıştır.

 

Londra, İngiltere, 1964'ten 1986'ya kadar iki seviyeli bir yapı, Büyük Londra Meclisi (GLC) ve 32 yerel hükümet (her biri kendi belediye başkanı ve meclisi olan) tarafından yönetildi. 1986'da GLC kaldırıldı ve Londra'nın yönetimi, bölgesel planlama için özel düzenlemeler yapma yetkisine sahip merkezi hükümet bakanlarının sorumluluğuna verildi. 2000'den beri  Londra, seçilmiş üyelerden oluşan  Büyük Londra Yerel Yönetimi (GLA) adında şehir çapında bir yönetime ve 2002'den bu yana doğrudan seçilen bir belediye başkanına sahiptir. GLA, sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etmek ve özellikle ulaştırma, güvenlik, ekonomik kalkınma planlaması, yangın ve acil durum planlaması, arazi kullanım planlaması, kültür, çevre, sağlık ve Londra çapında etkinliklerin koordinasyonu için karar belirleyen üst düzey bir stratejik otoritedir. GLA ve yerel yönetimler çok az mali özerkliğe sahiptir; Gelirlerinin% 80'inden fazlası merkezi hükümet ödeneklerinden geliyor.

Abidjan, Fildişi. : 1978’deki reformlar, Cote d'Ivoire’daki(Fildişi Cumhuriyeti) büyük şehirlere “yerel idare” statüsü verme işlemini devam ettirdi. Ülkenin eski başkenti ve en büyük şehri olan Abidjan, her biri seçilmiş belediye başkanı ve meclisi olan on yerel yönetime sahipti. Aynı zamanda, her bir yerel belediyeden dört meclis üyesinden oluşan ve birçok yerel hizmetleri yapacak bir büyükşehir belediye meclisi ve başkandan müteşekkil Abidjan Büyükşehir Belediyesi kuruldu. Başkan dolaylı olarak mevcut on belediye başkanı tarafından seçiliyordu. Bu sistem 20 yıldan fazla bir süre işlev gördü; ancak Ulusal hükümet yerel yönetimlerin bazı görevleri yerine getirmesine kısıtlamalar getirdi. Ayrıca Abidjan Büyükşehir’in bu alt belediyeler üzerinde finansal anlamda az etkisi oldu. Ulusal hükümet, emlak vergilerini topladı ve yerel yönetimlere havale etti(çoğunlukla gecikmiş olarak) ancak bu miktarın belli bir kısmı Büyükşehire tahsis ediliyordu. (Stren, 2007). 2001 yılında Abidjan Büyükşehiri, Bölgesel Yönetim veya başka bir ifade ile “Abidjan Bölgesi” şeklinde  değiştirildi. Belediye Başkanının yerine, ülkenin cumhurbaşkanı tarafından atanan Bölge Valisi ihdas edildi. İlk zamanlardaki on yerel yönetim sistemi sürdürüldü ayrıca buna  üç varoş bölgesi ve bazı kırsal alanlar da  eklendi.

 

 

 

Johannesburg, Güney Afrika, Nüfus bakımından Güney Afrika'daki en büyük şehir olan Johannesburg, on bir ayrı bölge meclisine sahip  ayrık bir şehirden, bir Metropolitan Meclisi  ve buna bağlı  dört alt yerel belediye'den oluşan bir aşamaya, oradan da metropolün ana kısmını kapsayan  tek bir  büyükşehir  yönetimine doğru gelişti. Johannesburg, su ve toplum sağlığı hizmetlerinin yaptırılması için yönetim sözleşmeleri düzenlemek, yol ve katı atık fonksiyonlarının şirketleştirilmesi ve varlık yönetimini özel sektöre devretme gibi faaliyetlerle iç yapısını şekillendirerek yenilikçi bir anlayışa sahip olduğunu göstermiştir.

 

3.2. Eyalet veya Merkezi Hükümet TarafındanKurulan Bölgesel Yönetim

Büyükşehir yönetimi ile ilgili reformlar nadiren yalnızca yerel yönetim idarelerinin girişimlerinden ortaya çıkmıştır;  aksine, ya bir ulusal ya da bölgesel idarece uygulanmaya direk alınmış ya da hükümetler tarafından teşvik edilmişlerdir. (OECD 2006)

 

Portland, Oregon, ABD. Portland başlangıçta, genel arazi kullanım yönetimini planlama yetkisine sahip bir COG (Metropolitan Yönetim Meclisi) idi. Son aşamada ek faalieyetler de üstlenerek Oregon eyalet yönetimi tarafından kurulan ve doğrudan seçilmiş bir “bölgesel yerel yönetim"e yükseltildi. Artık mülk vergisi koyuyor, bunların satışlarını gerçekleştirebiliyor ve gelir vergisi işlemlerini yönetebiliyor. Ayrıca,  yatırımlar için Metropol  tahvilleri  ihraç etme yetkisine de sahip.

 

Verband Bölgesi Stuttgart, Almanya, Baden-Wurtenberg eyalet hükümeti tarafından 1993 yılında, 179 yerel yönetime sahip bir bölgeyi oluşturan ve doğrudan seçilen bir üst düzey büyükşehir yönetimi olarak kuruldu. Şu andaki temel işlevi toplu taşıma otoritesi olarak hizmet vermektir. Daha geniş faaliyetleri yerine getirme imkanı oldukça zayıflamıştır, çünkü vergi toplama ve vatandaş hizmet bedellerini tahsil etme yetkisi bulunmamaktadır. Verband Bölgesi İdaresinin masrafları, eşit alınan bağlı yerel yönetim katkılarından ve eyalet hükümetinden verilen ödeneklerle  karşılanmaktadır. (OECD, 2006)

 

4.         Konsolide Edilmiş Yerel Yönetimler Şehir Örnekleri.

Yerel yönetimlerde yetki alanlarının birleşme veya ekleme şeklinde bir araya toplanması bazen kamu hizmeti sunumunda ihtiyaç duyulan ölçek ve eşitliği sağlamak için en etkili yaklaşımdır. Bununla birlikte bu durum siyasi açıdan tartışmaları beraber getirse de, genellikle ulusal ya da  eyalet (il) yönetimlerinin aktif  müdahalesini gerektiriyor. Dünyada çok az sayıda yerel birleşmeler bir metropol alanının tamamını kapsamıştır. Bu durumda olan yerler, yani yerel yönetimlerin aslında kendi ekonomik bölgelerini kapsadığı durumlarda, kurumsal bütünlük çerçevesinde koordinasyon daha az problem olur. Yine de  kaynakların ve hizmetlerin bölge genelinde yaşayanlara eşit iletilmesi bir sorun olmaya devam etmektedir[16]

 

Cape Town, Güney Afrika sınırları, 1998 yılında Belediye Sınır Tespit Kurulu tarafından çizildi ve bu metropolitan  alan (2,461 km2) kentsel  alanda  yaşayan ve çalışan neredeyse bütün insanları  kapsıyor[17]

 

İstanbul, Turkiye; 2004’te merkezi yönetim tarafından çıkarılan bir yasa ile bütün ilçeleri  kapsayacak ve görev alanını 1.830 km2’den 5.340 km2’ye çıkaracak şekilde, belediye sınırlar yeniden belirlendi. (Turan, 2011)

 

Shanghai Belediye Yönetimi, Çin Belediyenin yönetim alanı, (ve benzer şekilde Çin'deki tüm büyük belediyeler) tüm metropolitan alanı (6.340 km2) kapsıyor.

Çin şehirleri iki seviyeli bir yerel yönetim yapısına sahiptir; bir dizi ikincil yerleşim yeri(köy) ve ilçeye  sahip bir  üst belediye (vilayet) olarak ifade edilebilirler. İlçeler daha çok şehirleşmeye karşılık gelirken, ikincil yerleşimler daha kırsal olanları temsil eder. Özellikle ilçelerin fazlaca bağımsız bir şekilde yönetilmesinden dolayı koordinasyon zaman zaman zorlaşmaktadır. Politik ekonomi ve geleneğin uygulamada aynı alanda faaliyetleri nasıl etkileyebileceğine dair bir örnek. Bu durumda, üst  belediye yönetimi, alt belediyelerin işlerini nasıl yürüttüğü konusu ile performanslarına müdahale etmemek adına ilgilenmeme veya sınırlama eğilimindedir.

 

5.         Büyük Altyapı Projeleri Özel Durumlar

 

Yerel yönetimlerin toptan çıkarına olan büyük altyapı projelerinin yönetimi ve finanse edilmesi (kolay bir işlem olmadığından) özel  oluşumlara gerek duyar. Hatta bazen de  projenin uygulanması, muhtemelen doğrudan sahibi  olması, operisyonun yönetilmesi ve varlıkların temini  konularında tamamen ayrı bir oluşumu da zorunlu kılabilir. Burada üst seviyede bir yönetim kademesinin  sıkça  görülen  doğrudan anahtar rol alma  durumu aşağıdaki örneklerde görülmektedir.  

 

ARPEGIO Madrid, İspanya'da doğrudan seçilen bir bölge  yönetimi himayesinde kurulan ve yerel yönetimlerle koordineli olarak projeler yürüten bir kamu sektörü şirketidir. ARPEGIO kamu arazilerini yerel yönetimlerden kalkınma, pazarlama ve yönetim faaleyetleri için temin edebilmektedir. Özel sektör için çekici olmayan projelerin hızlıca  planlaması  ve yürütülmesine bu şekilde olanak tanır.

 

Amerika Birleşik Devletleri'ndeki  Washington Büyükşehir Bölgesinde  devam eden bir Metro Raylı Sistem Projesi, bölgedeki bir uluslararası  havaalanına ve istihdam merkezlerine hızlı transit hizmetini genişletmek amacı ile yürütülmektedir. Proje finansmanı aşağıdaki unsurlardan temin edilmektedir: (i) yerel işletmelerin /arazi sahiplerinin üstlendiği gönüllü vergiler; (ii) ücretli yol gelirleri; (iii) iki yerel yönetimin katkıları ; (iv) bir Eyalet Hükümet İdaresi ve (v) ABD Federal Hükümetinden alınan hibe fonlar . (gaz vergi gelirleri ve ekonomik teşvik fonlarından)

 

III. ÇIKARILAN SONUÇLAR  VE UYGULANAN POLİTİKALARIN ETKİLERİ

Politika üretenler için bu uygulamalardan bugüne kadar çıkarılan  sonuçlar  şöyledir :

• Büyükşehir bölgeleri için en uygun yönetişim modelini belirlemek, yerel ve ulusal koşullara (yasalar, ademi merkeziyetçilik düzeyi, insan kapasitesi, finans, kültür vb.) bağlıdır.

 

• Çoğu zaman yapılan reformların sonucunu verimlilik ve objektiviteden ziyade politik faktörler belirler.  Süreçler nihai çıktılar (strüktür) kadar önemlidir.

 

•  Metropol bölgedeki herhangi bir belediyenin nüfusu diğerlerine göre daha baskın olduğunda,  durum ortak eylemlerin gerçekleştirilmesi için ilave zorluk teşkil etme eğilimindedir (Nairobi, Sao Paolo, Paris).

 

•  Dünyada yalnızca birkaç şehirde  görev ve yetki, metropol alanlarının tamamını kapsıyor. Görev alanı metropol alanının çoğunu kapsayan belediyeye sahip olmak iç koordinasyonu kolaylaştırabilirken, yönetimin hesap verebilirliği ve halkın  erişebilirliği zarar görebilir; ancak metropolitan bölge genelindeki koordinasyon  yine de  zorluklar  içerebilir (Güney Afrika, Çin).

 

·  Bir modelden diğerine geçiş yapmak, yerel ve bölgesel koşullar değiştikçe ve yeni bilgilenmeler oldukça normal karşılanmaktadır. (Londra, Minneapolis St. Paul, Portland, Toronto).

 

• Kamu hizmetlerinin makul ölçülerde koordinasyonu ve tam alan kapsamlı kentsel  gelişim  için, genellikle üst düzey bir  idarenin aktif katılımı gerekmektedir (Abidjan, Manila, Stuttgart, Toronto).

 

•  Bölgesel bir idare veya ulusal hükümet tarafından “yukarıdan aşağı” sistemli oluşturulan büyükşehir yapıları, bölgenin ilt yerel yönetimleri tarafından aktif olarak desteklenmediği sürece genellikle  zayıf olacaktır (Dar es Salaam, Stuttgart).

 

•  Kentsel alanların birleşme veya eklemlenmesi genellikle maliyetin düşürülmesi için savunulur.  

    Bununla birlikte, Toronto örneğinde olduğu gibi, daha önceki yerel yönetim alanlarındaki hizmet

    sunumu ve çalışan ücretleri  birleştirince genel maliyetler artabilir.

Metropol idarenin belirli bir  alanı kapsaması halinde,  politika belirleme ve uygulamalar için ayrıca önerilenler :

• Ortak veya eşgüdümlü faaliyetlerden en büyük kazancın nerede olduğunu tespit ediniz (“fark yaratacak  

   farklılıklar”).

• Yerel ve ulusal seviyelerde  iş yapan bütün  paydaşların  katılımını sağlayınız.

• Elde edilecek kaynak  ile sosyal eşitlik  arasında bir denge kurarken,  kendini ifade  hakkı  ile  hesap verebilirlik unsurlarını da devam ettiriniz.

 

IV.       ÖNERİLEN ARAŞTIRMA KONULARI

Halen bireysel   veya  sektörel alanlara  ilişkin çalışmaların (mekansal planlama, çevre, vb.) tanımlayıcı materyali var olmakla birlikte, büyükşehir yönetişim sistemleri ve bunların gelişimi üzerine uluslararası düzeyde ayrıntılı analitik ve  karşılaştırmalı çalışma eksikliği bulunmaktadır. Aşağıda önerilen araştırma konuları, dünyada büyümeye devam eden şehirleri yönlendirmek için  mevcut bilgilerin gelişimini sağlayacaktır.

·    Hangi hizmet ortak tedarikinin, her bir yerel yönetim tarafından gerçekleştirilmesi ile karşılaştırınca, önemli ölçüde daha düşük maliyetli olduğunu kanıtlayan performans göstergelerinin (zaman içinde) analiz edilerek belirlenmesi. (Büyükşehir yönetiminin zayıf olması halinde “maliyet” / kaçırılan fırsatlar  nelerdir ?)  

·    Vatandaşların yerel yönetimlerine katılma imkanı ve erişiminin ve bu yönetimin  bu eylemlere  karşı olan duyarlılığının, birçok belediyesi olan büyükşehir yönetimine karşılık  bir veya birkaç belediyesi olan yerel yönetimlerde  ne kadar farklı olduğunu değerlendiren çalışmalar. (Çok sayıda birleştirilmiş  yerel yönetimlerin riskleri nelerdir?)

  • Yerel yönetimler arasında etkin gönüllü işbirlikleri için kilit faktörlerin neler olduğuna dair değerlendirmelerin içerdiği çalışmalar (görevler, yetki alanı, yasal ve yetki kullanımı farklılıkları, vb.). (Büyükşehir yönetişimi için “aşağıdan yukarıya” sistemli uygulamalarda başarı nasıl elde edilir?)

 

  • Büyükşehir yapısı düzeyinde etkili yönetim sistemleri  için hangi faktörlerin ön koşul olduğunu  

      kanıtlayan tespit çalışmaları (sırasıyla büyükşehir otoritesi ve bir alt yerel yönetimler).

 

 

 

Büyükşehir Belediyesi /Lokal Belediyeler İçin Karşılaştırmalı ve  Gerekçeli Hizmet Dağılımı Tablosu[18]

 

Hizmetin adı

Büyükşehir

Lokal beled.

Merkezi hükümet

                      Gerekçe

1

Stratejik geliştirme/planlama

X

 

 

 Dışsallık özelliği[19]

Ekonomik gelişim

X

 

 

Dışsallık  özelliği

Turizm geliştirme ve    yönetimi

X

 

 

 Dışsallık  özelliği

2

Bölgesel imar  planlama

X

 

 

 Dışsallık  özelliği

Lokal  planlama / tahsis

 

X

 

Yerel karşılık ve muamele  (bazı dışsallıklar)

Tescil/  arazi kullanım hakkı /

 

X

 

Dışsallık özelliği yok (ihtimal: ölçek  ekonomisi)

3

Sosyal  konut

X

 

 

Sosyal denge;ölçek ekono;bazı dışsallıklar

Sosyal hayatı  geliştirme

 

X

 

Yerelde karşılık; sınırlı dışsallık

Külturel  tesisleri

X

X

 

Ölçek ekonomisi – Yerel karşılık

Kütüphaneler

 

X

 

Yerel  karşılık

Parkve dinlenme alanları

 

X

 

Yerel  karşılık.

4

Yol ve köprüler

X

X

X

Ana arterler, ara arterler  uygulaması

Toplu ulaşım

X

 

 

Dışsallık özelliği;ölçek ekonomisi

Cadde aydınlatma ve temizlik

 

X

 

Dışsal değil (veya sınırlı)

5

Polis /Güvenlik

X

 

X

Dışsallık ; ölçek ekonomisi

Trafik yönetimi

 

X

 

Yerel karşılık

İtfaiye / afet

 

X

 

Yerel karşılık

Özel  hizmetler;eğitim

X

 

 

Ölçek ekonomisi[20]

Ambulans

X

 

 

 Ölçek ekonomisi –dışsallık özelliği

6

İçme suyu hizmetleri

X

 

 

 Ölçek ekonomisi

Drenaj/sel önleme

X

 

 

 Ölçek ekonomisi –dışsallık özelliği

Kanalizasyon

X

 

 

 Ölçek ekonomisi

Katı atık bertarafı

X

 

 

Ölçek ekonomisi (atık depolama);dışsallık

Katı atık toplama

 

X

 

Düşük ölçek ekonomisi ve dışsallık özelliği

7

Eğitim

 

X

X

İlk ve orta eğitim –lise eğitimi

Halk sağlığı

X

 

X

Dışsallık; yenidendağıtım; ölçek ekonomisi

Sosyal destek

X

 

X

Sosyal denge; dışsallıklar

8

Belli günlerin tanıtımı

X

 

 

Dışsallık özelliği

  Ruhsatlandırma

 

X

 

Yerel  karşılık

9

Enerji üretimi (elektrik)

 

 

X

 

V. BIBLIOGRAPHY

 

Abbott, J. (2011) “Regions of cities: Metropolitan governance and planning in Australia”, in Xu, J., Yeh A., editors, Governance and Planning of Mega-City Regions An international comparative perspective, Routledge, New York, p 172-190

Brinkhoff, T. (2011) The Principal Agglomerations of the World www.citypopulation.de

 

Dodge, W.R. (1996) Regional Excellence Governing Together to Compete Globally and Flourish Locally, National League of Cities, Washington, DC

 

Klink, J. (2007) “Recent Perspectives on Metropolitan Organization, Functions, and Governance”, in Rojas, E., Cuadrado-Roura J.R., Güell, J.M.F., editors, Governing the Metropolis - Principles and Cases, Inter-American Development Bank, Washington, DC, p. 77-134

Laquian, A. (2005) Beyond Metropolis The Planning and Governance of Asia’s Mega-Urban Regions, Woodrow Wilson Center Press, Washington, DC and The John Hopkins University Press, Baltimore

 

McCarthy, L. (2011) “Mega-city regional cooperation in the United States and Western Europe -A comparative perspective”, in Xu, J., Yeh A., editors, Governance and Planning of Mega-City Regions An international comparative perspective, Routledge, New York, p 148-171

 

Oakerson, R.J. (2004) “The Study of Metropolitan Governance”, in Feiock, R.C., editor, Metropolitan Governance Conflict, Competition, and Cooperation, Georgetown University Press, Washington, DC, p 17-45

 

Organization for Economic Co-operation and Development (OECD) (2006) “The Governance of Metro-Regions”, in Competitive Cities in the Global Economy, OECD Publishing, Paris (and related OECD Territorial Reviews)

 

Post, S.S. (2004) “Metropolitan Area Governance and Institutional Collective Action”, in Feiock, R.C., editor, Metropolitan Governance Conflict, Competition, and Cooperation, Georgetown University Press, Washington, DC, p.67-92

Raich, U. (2008) Unequal Development–Decentralization and Metropolitan Finance in Mexico City, VDM Verlag Dr. Muller Aktiengesellschaft & Co. KG, Germany

 

Rojas, E., Cuadrado-Roura J.R., Güell, J.M.F., editors (2007) Governing the Metropolis -Principles and Cases, Inter-American Development Bank, Washington, DC

 

Sansom, G. (2009) “Commonwealth of Australia”, in Steytler, N., Kinkaid, J., editors, Local Government and Metropolitan Regions in Federal Systems, McGill - Queens’s University Press, Montreal & Kingston, Canada, p 8-36

Siddiqui K. et al (2004) Megacity Governance in South Asia A Comparative Study, The University Press Limited, Dhaka

 

Slack, E. (2007) Managing the Coordination of Service Delivery in Metropolitan Cities The Role of Metropolitan Governance, Policy Research Working Paper, World Bank, Washington, DC

Stren, R. (2007) “Urban governance in developing countries: Experiences and challenges”, in Hambleton, R., Gross J., editors, Governing Cities in a Global Era Urban Innovation, Competition, and Democratic Reform, Palgrave Macmillan, New York, p 57-70

Turan, N. (2011) “Towards an Ecological Urbanism for Istanbul”, in Sorensen, A., Okata, J., editors, Megacities–Urban Form, Governance and Sustainability, Springer, Germany, p 245-287

World Bank (2010) World Development Report 2009 Reshaping Economic Geography, World Bank, Washington, DC

 

Yang, J. (2009) “Spatial Planning in Asia – Planning and Developing Megacities and Megaregions”, in Ross, C.L., editor, Megaregions: Planning for Global Competitiveness, Island Press, Washington, DC, p. 35-52

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


[1] Bu çalışma, Dünya Bankası Enstitüsü (http://www.einstitute.worldbank.org )adresinden gelecekte yapılacak olan e-öğrenim dersinde “Belediye Finansmanı: Yerel Yönetimler   Öğrenme Programı” nda büyükşehir finansmanı ve yönetişimi üzerine hazırlanan bir modüle dayanmaktadır.

[2] Yazar :  Mats Andersson Management Consultant,San Francisco& Washington,DC-  MatsAnd2@gmail.com

Not:  Bu makale 2012 tarihinde  yayınlanmış  ise de  yazarı ile mayıs 2019  tarihinde yaptığım yazışmalar neticesinde son çalışmaları da  dikkate alınarak güncellenmiştir.

[3] Çevirenin notu : Nüfusu hızla artan dünyanın büyük bir bölümü artık şehirlerde yaşarken, birikimler ister istemez metropol şehirleri meydana getirir.Yoğunluk arttıkça  bu yerleşim alanlarının  yönetimi ve yaşayanların ihtiyaçlarının karşılanması  bir sorun olmaya başlar. Yazıda adı geçen büyükşehirlere ilaveten  fenomen devam ettikçe  yenilerinin özellikle gelişmekte olan ülkelerde  ortaya çıkacağı  kaçınılmaz gözüküyor. Dolayısı ile  normal büyüklükteki kentlerden faklı olarak büyükşehirlerin yönetiminin de farklı olması gereği gerçeğinden hareketle ve coğrafi ve siyasi temellere dayanarak  değişik modeller uygulanmaktadır. Türkiyede de halen uygulanmakta olan 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununu günün şartlarına ve yeni uygulamaya geçen Cumhurbaşkanlığı  Yönetim Sistemine uyum sağlaması için bazı çalışmalar yapılmaktadır. Bu makalenin tercüme edilmesinin amacı,  karar vericiye dünyadaki bütün örneklerin bir arada olduğu  bir kaynak, araştırmacılara da bu konuda yapılmayan alanlarda araştırma yapmaları için bir öneri sunmaktır.

 

[4] Büyükşehir yönetimi, özellikle aşağıdan yukarıya bir yaklaşım uygulandığında, yerel yönetimler arasında ekip çalışması olarak görülebilir. Etkili ekip çalışması şunları gerektirir: (a) ortak bir amaç; (b) güven; ve (c) üyeler arasındaki farklılıkların bir zayıflık olarak değil, kuvvet  olarak görülmesi.

[5] Alternatif olarak, yerel yönetimlerden biri tarafından sağlanabilir, diğerlerine ücret uygulamak sureti ile.

[6] Özelleştirme veya kamu-özel ortaklıkları (PPP) bu yazıda özellikle ele alınmamıştır .

[7] Eğer yerel yönetimler çoğunlukla otoriteye fon sağlıyorsa, kararların hesap verilebilirliğini sağlamak için kurullarda veya konseylerde yeterince temsil edilmeleri gerekir.

 

[8] Fransız yerel yönetimlerinin bölgeleri ve ortalama nüfusları uluslararası standartlara göre küçüktür. Bu nedenle, hizmet sunumları için ortak düzenlemelerden geniş ölçüde faydalanırlar. Fransa, belediyeler arası işbirliği için özel bir yasal çerçeveye sahiptir (“syndicats intercommunaux”). Sendikalar, tekli ya da çoklu fonksiyonlar yürüten kooperatiflere ya da yerel yönetimlerin federasyonlarına benzer. Yerel bir hükümet birkaç sendikaya üye olabilir.

[9] Bazıları büyük ölçekli büyükşehir yönetimlerinin vatandaş katılımını büyük ölçüde azalttığını ve demokratik hesap verebilirliği zayıflattığını savunuyor. (Oakerson, 2004)

[10] Bölgedeki yerel yönetimler üzerinde doğrudan bir otorite olmamasına rağmen, Kenya, Nairobi Büyükşehir Kalkınma Bakanlığı  bunun bir varyasyonu olarak değerlendirilebilir

[11] Şehir örnekleri ile ilgili temel veriler www.wikipedia.com adresinde bulunabilir.

[12] Buna ek bir seçenek, bir bölgesel veya ulusal hükümet tarafından atanması halidir.

 

[13] Bu isim, başlangıçta bu işbirliğini oluşturan São Paulo ile sınır  üç küçük şehri ifade ediyor.

[14] Her ikisi de Merkezi hükümet tarafından  kurulmuştur.

[15] Temelden gelen doğal bir yapı  olarak kendi metropol alanlarını kapsayan belediye yönetimleri ayrıca “büyükşehir yerel yönetimleri” olarak da görülebilir (örneğin, Çin ve Güney Afrika'daki örnekler).

 

[16] Yerel yönetimlerin (alt bölgelere veya bölgelere sahip) esas olarak kendi doğal ekonomik bölgelerini kapsadığı 

       ilave  örnekler  Seul, Tokyo ve İstanbul'dur. (OECD, 2006)

[17] Ülke genelinde benzer konsolidasyonlar yapıldı ve  sonuçta altı büyükşehir belediyesi meydana geldi.

[18] (Kaynak  Slack, 2004)

[19] Bir ekonomik birimin üretim veya tüketim faaliyetinin, diğer birimlerin olumlu ya da olumsuz etkilemesi sonucu  

  ortaya çıkan fayda veya  zarar.

 

[20] Üretim /hizmet  artarken maliyetin düşmesi. 

 

 

Sayfamızı Paylaşın